Kulak akıntısı, kulak kanalından dışarı doğru sıvı, iltihaplı salgı, kan veya farklı kıvamda bir madde gelmesidir. Tıbbi olarak otore adı verilen bu belirti, dış kulak yolundan kaynaklanabileceği gibi kulak zarındaki bir açıklık üzerinden orta kulaktan da gelebilir. Kulaktan gelen her sıvı enfeksiyon anlamına gelmez; doğal kulak salgısı, kulağa kaçan su ve dış kulak yolundaki tahriş de benzer bir görünüm oluşturabilir.
Akıntının ne kadar süredir devam ettiği, rengi, kokusu ve beraberinde ağrı, kaşıntı, ateş veya işitme değişikliği bulunması olası nedenin belirlenmesine yardımcı olur. Devam eden, tekrarlayan, kötü kokulu veya kanlı akıntılarda kulak zarının ve dış kulak yolunun değerlendirilmesi önemlidir.
- Kulak Akıntısı Nedir?
- Kulak Akıntısı Belirtileri
- Kulak Akıntısı Neden Olur?
- Dış Kulak İltihabı
- Kulak Mantarı
- Akut Orta Kulak İltihabı
- Kronik Orta Kulak İltihabı
- Kulak Zarı Delinmesi
- Kolesteatom
- Kulakta Yabancı Cisim
- Kulak Kanalı Tahrişi Ve Travma
- Kulak Tüpü Sonrası Akıntı
- Kulaktan Gelen Sıvı İle Orta Kulakta Sıvı Birikmesi Aynı Şey midir?
- Çocuklarda Kulak Akıntısı
- Bebeklerde Kulak Akıntısı Nasıl Fark Edilir?
- Kulak Akıntısı Tanısı
- Kulak Akıntısı Nasıl Geçer?
- Dış Kulak Yolu Kaynaklı Akıntının Tedavisi
- Orta Kulak Kaynaklı Akıntının Tedavisi
- Kulak Zarı Hasarında Tedavi
- Kronik Ve Tekrarlayan Akıntılarda Tedavi
- Kulak Akıntısında Evde Ne Yapılabilir?
- Kulak Akıntısında Ne Zaman KBB Uzmanına Başvurulmalıdır?
- Kulak Akıntısı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kulak Akıntısı Nedir?
Kulaktan sıvı gelmesi, kulağın farklı bölümlerinden kaynaklanabilen bir belirtidir. Akıntı dış kulak yolunu kaplayan ciltteki tahriş veya enfeksiyondan gelişebileceği gibi kulak zarındaki bir delikten orta kulak salgılarının dışarı çıkmasıyla da oluşabilir.
Akıntının başlıca kaynakları şunlardır:
- Dış kulak yolu
- Kulak zarı
- Orta kulak boşluğu
- Kulak tüpü çevresi
- Travma sonrasında etkilenen kulak yapıları

Kulak kiri olarak bilinen serumen, sarıdan koyu kahverengiye kadar değişen renkte olabilir ve zamanla kulak girişine doğru ilerleyebilir. Doğal kulak salgısı genellikle yoğun sıvı akışı oluşturmaz. Kötü koku, belirgin ağrı, kaşıntı, kanama veya işitme azalması bulunması halinde görünümün yalnızca kulak kiri olarak kabul edilmemesi gerekir.
Kulak Akıntısı Belirtileri
Kulak akıntısıyla birlikte görülen belirtiler, sorunun hangi kulak bölümünden kaynaklanabileceği hakkında bilgi verebilir. Ancak tek bir belirtiye bakılarak kesin tanı konulamaz.
Akıntıya şu yakınmalar eşlik edebilir:
- Kulak ağrısı
- Kulak kanalında kaşıntı
- Kulakta dolgunluk veya tıkanıklık
- İşitmede azalma
- Kulak çınlaması
- Ateş
- Baş dönmesi veya dengesizlik
- Kulak çevresinde kızarıklık
- Kötü koku
- Baş ağrısı
- Kulağa dokunmakla artan hassasiyet
Kulak akıntısı ve ağrı özellikle dış kulak yolu iltihabı, kulak zarı hasarı veya akut orta kulak enfeksiyonu sırasında birlikte görülebilir. Kulak kepçesini hareket ettirmekle ya da kulak girişine dokunmakla ağrının artması dış kulak yolunun etkilendiğini düşündürebilir. Akıntıyla beraber işitmede azalma ise kulak kanalının şişlik ve salgıyla kapanması, kulak zarı sorunu veya orta kulak hastalığıyla ilişkili olabilir.
Akıntının rengi, kokusu ve kıvamı değerlendirme sırasında yol gösterici olabilir. Bununla birlikte yalnızca akıntının görünümüne bakılarak enfeksiyonun türü veya kaynağı kesin biçimde belirlenemez.
Akıntının Görünümü | Eşlik Edebilecek Bulgular | Değerlendirmede Düşünülebilecek Durumlar |
|---|---|---|
Şeffaf veya sulu | Kaşıntı, tahriş, su teması | Dış kulak yolu tahrişi veya farklı nedenler |
Sarı veya yeşilimsi | Ağrı, ateş, kötü koku | Enfeksiyonla ilişkili akıntılar |
Beyaz veya peynirimsi | Yoğun kaşıntı, dolgunluk | Mantar kaynaklı dış kulak yolu sorunları |
Kanlı | Travma, yabancı cisim, şiddetli ağrı | Kulak yolu veya kulak zarı hasarı |
Kötü kokulu ve tekrarlayan | İşitme azalması, uzun süreli akıntı | Kronik orta kulak hastalıkları |
Berrak ve travma sonrası | Baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç değişikliği | Hızlı değerlendirme gerektiren durumlar |
Sarı kulak akıntısı enfeksiyon sırasında görülebilir ancak yumuşamış kulak kiri de sarı bir görünüm oluşturabilir. Şeffaf kulak akıntısı su teması veya tahrişle ilişkili olabileceği gibi travma sonrasında farklı bir değerlendirme gerektirebilir. Kanlı kulak akıntısı ise kulak kanalının çizilmesi, yabancı cisim, kulak zarının etkilenmesi veya kafa travması gibi durumlarda ortaya çıkabilir.
Kulak Akıntısı Neden Olur?
Kulak akıntısı neden olur sorusunun yanıtı, akıntının dış kulak yolundan mı yoksa orta kulaktan mı geldiğine göre değişir. En sık nedenler dış kulak yolu enfeksiyonları, orta kulak iltihabı, kulak zarı hasarı, mantar, yabancı cisim ve kronik kulak hastalıklarıdır.
Dış Kulak İltihabı
Dış kulak iltihabı, kulak kanalını kaplayan cildin enfeksiyon veya tahriş nedeniyle şişmesidir. Deniz ve havuz suyu, yoğun nem, kulak kanalının pamuklu çubukla temizlenmesi ve kulak içinin kaşınması koruyucu cilt tabakasını bozarak enfeksiyona zemin hazırlayabilir.
Dış kulak iltihabında ağrı, kaşıntı, dolgunluk ve akıntı görülebilir. Kulak kepçesini çekmek veya kulak girişindeki çıkıntıya bastırmak ağrıyı artırabilir. Kulak kanalındaki ödem ve salgı hava yolunu kapattığında geçici işitme azalması da gelişebilir.
Kulak Mantarı
Kulak mantarı, dış kulak yolunda mantarların çoğalmasıyla gelişen ve otomikoz olarak adlandırılan bir enfeksiyondur. Yoğun kaşıntı, kulakta dolgunluk, yanma, tıkanıklık ve beyaz, sarı ya da koyu renkli akıntılar görülebilir.
Her beyaz veya koyu salgı mantar anlamına gelmez. Tanının kulak kanalının muayene edilmesiyle konulması gerekir. Kulak yolunda biriken salgıların kontrollü biçimde temizlenmesi ve enfeksiyonun türüne uygun tedavinin belirlenmesi önemlidir.
Akut Orta Kulak İltihabı
Orta kulak iltihabı, kulak zarının arkasındaki boşlukta enfeksiyon ve sıvı birikmesiyle gelişir. Orta kulaktaki basınç arttığında kulak zarında küçük bir açıklık oluşabilir ve biriken sıvı dış kulak yoluna akabilir.
Bu durumda kulaktan iltihap gelmesi başlamadan önce şiddetli kulak ağrısı ve ateş bulunabilir. Akıntı başladıktan sonra orta kulaktaki basıncın azalmasına bağlı olarak ağrı hafifleyebilir. Ağrının azalması enfeksiyonun tamamen geçtiğini göstermediği için kulak zarının değerlendirilmesi gerekir.
Kronik Orta Kulak İltihabı
Kronik orta kulak iltihabında kulak zarında kalıcı bir açıklık bulunabilir ve akıntı dönem dönem tekrarlayabilir. Kötü kokulu kulak akıntısı, işitme azalması ve kulağa su kaçtıktan sonra başlayan iltihaplanma bu tabloda görülebilir.
Akıntı bazı dönemlerde azalsa veya tamamen dursa da kulak zarı ve orta kulak yapılarındaki sorun devam edebilir. Tekrarlayan akıntıda yalnızca salgının durdurulması değil, işitmenin ve orta kulak yapılarının da değerlendirilmesi önem taşır.
Kulak Zarı Delinmesi
Kulak zarı delinmesi enfeksiyon, kulağa alınan darbe, ani basınç değişimi veya kulak içine sokulan bir cisim nedeniyle gelişebilir. Delinme sonrasında berrak, kanlı veya iltihaplı akıntıyla birlikte ağrı, çınlama ve işitme azalması görülebilir.

Kulak zarının durumu bilinmeden rastgele kulak damlası kullanılmamalıdır. Bazı kulak ürünleri, kulak zarında açıklık bulunduğunda orta kulağa geçebileceği için tedavi seçimi muayene bulgularına göre yapılmalıdır.
Kolesteatom
Kolesteatom, kulak zarının arkasında veya orta kulakta deri hücrelerinin birikmesiyle oluşan bir yapıdır. Kanser değildir ancak çevresindeki kulak yapılarını zamanla etkileyebilir.
Tekrarlayan sulu veya kötü kokulu akıntı, işitme azalması, çınlama ve bazı kişilerde baş dönmesi görülebilir. Uzun süren tek taraflı akıntı ve işitme kaybında kolesteatom olasılığı da değerlendirilmelidir.
Kulakta Yabancı Cisim
Özellikle küçük çocuklar kulaklarına boncuk, oyuncak parçası, kağıt veya yiyecek parçaları sokabilir. Yabancı cisim kulak kanalında tahrişe, kötü kokuya, kanamaya ve tek taraflı akıntıya neden olabilir.
Cismin cımbız, pamuklu çubuk veya farklı bir araçla çıkarılmaya çalışılması, cismin daha derine itilmesine ve kulak kanalının zarar görmesine yol açabilir. Yabancı cisim şüphesinde kulağa sıvı damlatılmamalı ve kontrollü çıkarma işlemi yapılmalıdır.
Kulak Kanalı Tahrişi Ve Travma
Pamuklu çubuk, tırnak, kulak içi kulaklık veya farklı cisimler dış kulak yolundaki hassas cildi çizebilir. Tahriş sonrasında az miktarda sulu veya kanlı salgı görülebilir.
Kafa travmasının ardından kulaktan berrak sıvı ya da kan gelmesi sıradan bir kulak akıntısı olarak değerlendirilmemelidir. Baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç değişikliği, bulantı veya denge sorunu eşlik ediyorsa daha hızlı tıbbi değerlendirme gerekir.
Kulak Tüpü Sonrası Akıntı
Kulak tüpü, orta kulağın havalanmasına yardımcı olmak amacıyla kulak zarına yerleştirilir. Tüp bulunan çocuklarda orta kulak enfeksiyonu geliştiğinde sıvı tüp yoluyla dışarı akabilir.
Tüp sonrası akıntının görünümü, süresi ve beraberinde ateş, ağrı ya da işitme değişikliği bulunması değerlendirmede önemlidir. Devam eden akıntıda kulak zarının ve tüpün durumunun kontrol edilmesi gerekebilir.
Kulaktan Gelen Sıvı İle Orta Kulakta Sıvı Birikmesi Aynı Şey midir?
Kulaktan dışarı sıvı gelmesi ile orta kulakta sıvı birikmesi aynı durum değildir. Orta kulakta sıvı birikmesi, kulak zarının arkasındaki boşlukta gerçekleşir. Kulak zarı sağlam olduğunda bu sıvı genellikle kulak kanalına akmaz.
Orta kulakta sıvı birikmesi daha çok kulakta dolgunluk, basınç, tıkanıklık ve işitmede azalma oluşturur. Dışarıdan görülen akıntı ise dış kulak yolundan veya kulak zarındaki bir açıklık üzerinden orta kulaktan kaynaklanabilir. Bu ayrım, tanı ve tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemlidir.
Çocuklarda Kulak Akıntısı
Çocuklarda kulak akıntısı en sık orta kulak iltihabı, dış kulak yolu enfeksiyonu, kulak tüpü veya kulağa yabancı cisim sokulmasıyla ilişkili olabilir. Çocuklar ağrının yerini ve akıntının ne zaman başladığını her zaman net biçimde ifade edemeyebilir.
Dikkat edilebilecek belirtiler şunlardır:
Kulağı sürekli çekme veya kaşıma
Huzursuzluk ve sık ağlama
Ateş
Gece sık uyanma
Seslere daha az tepki verme
Denge değişikliği
Tek taraflı kötü kokulu akıntı
Kulak çevresinde kızarıklık
Çocuğun kulağına daha önce reçete edilmiş olsa bile muayene yapılmadan damla, yağ veya farklı bir sıvı uygulanmamalıdır. Kulak zarı ve tüp varlığı kullanılacak tedavinin seçiminde belirleyici olabilir.
Bebeklerde Kulak Akıntısı Nasıl Fark Edilir?
Bebeklerde kulak akıntısı, kulak kepçesi çevresinde kurumuş sarı izler, yastıkta ıslaklık veya kulaktan gelen kötü koku şeklinde fark edilebilir. Bebeklerde ağrının doğrudan ifade edilememesi nedeniyle eşlik eden davranışlar önemlidir.
Ateş, beslenmede azalma, huzursuzluk, uyku bozukluğu, kulağa dokunulduğunda ağlama veya seslere tepkide azalma görülebilir. Diş çıkarma huzursuzluk ve kulağı çekme davranışı oluşturabilse de kulaktan iltihaplı ya da kötü kokulu sıvı gelmesinin doğrudan nedeni olarak kabul edilmemelidir.
Kulak Akıntısı Tanısı
Kulak akıntısının tanısı, akıntının özelliklerinin sorgulanması ve kulağın muayene edilmesiyle başlar. Akıntının ne zaman başladığı, tek veya iki kulakta bulunması, ağrı, kaşıntı, ateş, su teması, yabancı cisim ve travma öyküsü değerlendirilir.
Otoskop veya kulak mikroskobu yardımıyla dış kulak yolu ve kulak zarı incelenebilir. Yoğun salgı kulak zarının görülmesini engelliyorsa kulak yolunun kontrollü biçimde temizlenmesi gerekebilir.
Uzun süren veya tekrarlayan akıntılarda gerektiğinde salgı örneği alınabilir. Kulak akıntısı ve işitme kaybı birlikte bulunduğunda işitme testi ve orta kulak basıncını değerlendiren incelemeler planlanabilir. Kolesteatom veya kronik orta kulak hastalığı şüphesinde görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Her hastaya aynı testlerin uygulanması gerekmez.
Kulak Akıntısı Nasıl Geçer?
Kulak akıntısı nasıl geçer sorusunun yanıtı, salgının kaynağına ve altta yatan hastalığa göre değişir. Enfeksiyon, mantar, kulak zarı açıklığı ve yabancı cisim aynı yaklaşımla tedavi edilmez.
Dış Kulak Yolu Kaynaklı Akıntının Tedavisi
Dış kulak yolu kaynaklı akıntıda kanalın kontrollü biçimde temizlenmesi, kulağın kuru tutulması ve enfeksiyonun türüne uygun tedavinin planlanması gerekebilir. Kanal belirgin biçimde şişmişse kullanılan tedavinin hedef bölgeye ulaşması da değerlendirilir.
Bakteri ve mantar kaynaklı dış kulak enfeksiyonlarında farklı tedaviler kullanılır. Bu nedenle akıntının görünümüne bakılarak kontrolsüz damla başlanması doğru değildir.
Orta Kulak Kaynaklı Akıntının Tedavisi
Orta kulaktan gelen akıntıda aktif enfeksiyonun kontrol edilmesi, kulak zarındaki açıklığın değerlendirilmesi ve işitmenin incelenmesi gerekir. Tedavi hastanın yaşı, enfeksiyonun süresi, kulak tüpünün bulunması ve eşlik eden belirtilere göre değişebilir.
Akıntı sık tekrarlıyorsa kronik orta kulak hastalığı, kalıcı kulak zarı açıklığı ve kolesteatom gibi nedenler araştırılabilir. Her orta kulak enfeksiyonunda aynı ilaç veya cerrahi yöntem uygulanmaz.

Kulak Zarı Hasarında Tedavi
Küçük kulak zarı açıklıklarının bir bölümü takip sırasında kendiliğinden kapanabilir. Bu süreçte kulağın sudan korunması ve enfeksiyon gelişiminin önlenmesi önemlidir.
Zar açıklığının uzun süre kapanmaması, tekrarlayan akıntı veya işitme azalması bulunması halinde onarıma yönelik yöntemler değerlendirilebilir. Her kulak zarı deliği doğrudan ameliyat gerektirmez.
Kronik Ve Tekrarlayan Akıntılarda Tedavi
Tekrarlayan akıntılarda kulak akıntısı tedavisi yalnızca mevcut salgıyı azaltmaya odaklanmamalıdır. Kulak zarı, orta kulak kemikçikleri, işitme durumu ve mastoid bölge birlikte değerlendirilebilir.
Aktif enfeksiyonun kontrolünden sonra kalıcı kulak zarı açıklığının onarılması veya kronik hastalıklı dokuların temizlenmesi bazı hastalarda gündeme gelebilir. Uygulanacak yaklaşım muayene, işitme testi ve gerekli görüntüleme sonuçlarına göre belirlenir.
Kulak Akıntısında Evde Ne Yapılabilir?
Kulak akıntısı görüldüğünde evde uygulanabilecek temel yaklaşım kulağı kuru tutmak ve kulak kanalına müdahale etmemektir.
- Kulağın dışına ulaşan salgıyı temiz bir bezle nazikçe silin.
- Kulak kanalının içine pamuk, peçete veya çubuk sokmayın.
- Akıntı devam ederken yüzmeye ara verin.
- Duş sırasında kulağa su kaçmasını önleyin.
- Hekim önerisi olmadan kulak damlası kullanmayın.
- Kulak içi kulaklık kullanımına ara verin.
- Akıntının başlangıcını ve eşlik eden belirtileri takip edin.
Kulağa yağ, kolonya, alkol, sirke, bitkisel ürün veya evde hazırlanan karışımlar damlatılmamalıdır. Kulak zarında açıklık bulunması halinde bazı sıvılar orta kulağa ulaşarak istenmeyen etkilere neden olabilir.
Akıntıyı ortadan kaldırmak amacıyla kulak kanalına müdahale etmek sorunu artırabilir. Özellikle aşağıdaki uygulamalardan kaçınılmalıdır:
- Pamuklu çubukla kulak kanalını temizlemek
- Kulağa cımbız veya farklı bir cisim sokmak
- Daha önce kullanılan eski kulak damlalarını tekrar uygulamak
- Kulağa basınçlı su vermek
- Akıntı devam ederken deniz veya havuza girmek
- Çocuğun kulağındaki yabancı cismi evde çıkarmaya çalışmak
- Travma sonrasında gelişen akıntıyı bekleyerek izlemek
Kulak kanalını temizlemeye çalışmak salgıyı daha derine itebilir, cildi zedeleyebilir veya kulak zarına zarar verebilir.
Tedavi edilmeyen kulak akıntısının etkileri, altta yatan nedene göre değişir. Dış kulak yolu enfeksiyonunda şişlik ve ağrı artabilir, kulak kanalı daralabilir ve işitme geçici olarak azalabilir.
Orta kulak kaynaklı tekrarlayan akıntıda kulak zarında kalıcı hasar, işitme azalması ve kronik enfeksiyon gelişebilir. Kolesteatom gibi bazı durumlar çevredeki kulak yapılarını etkileyebilir. Her kulak akıntısı bu sorunlara yol açmaz ancak uzun süren, kötü kokulu veya tekrarlayan akıntının değerlendirilmesi önemlidir.
Kulak Akıntısında Ne Zaman KBB Uzmanına Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda KBB değerlendirmesi planlanmalıdır:
- Akıntının birkaç günden uzun sürmesi
- Akıntının sık tekrarlaması
- Şiddetli veya giderek artan kulak ağrısı
- İşitmede ani ya da belirgin azalma
- Yüksek ateş
- Kötü kokulu yoğun salgı
- Kanlı akıntı
- Baş dönmesi veya denge kaybı
- Kulak arkasında kızarıklık ve şişlik
- Yüz hareketlerinde değişiklik
- Diyabet veya bağışıklığı etkileyen bir hastalık bulunması
- Bebek veya küçük çocukta akıntı görülmesi
Kafa travmasından sonra kulaktan kan ya da berrak sıvı gelmesi, ani işitme kaybı, yüz hareketlerinde zayıflık, bilinç değişikliği veya şiddetli baş dönmesi daha hızlı değerlendirme gerektirir.
Kulak Akıntısı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hayır, sarı sıvı her zaman iltihap anlamına gelmez. Yumuşamış kulak kiri, dış kulak yolu salgısı ve suyla karışan serumen de sarı görünebilir. Ağrı, kötü koku, ateş, kaşıntı veya işitme azalması eşlik ediyorsa kulak muayenesi gerekir. Duş alınabilir ancak akıntılı kulağın içine su, sabun veya şampuan kaçmamasına dikkat edilmelidir. Kulak kanalına pamuk veya farklı bir cisim derin biçimde yerleştirilmemelidir. Kulağın nasıl korunacağı, kulak zarının ve varsa tüpün durumuna göre değişebilir. Kulak akıntısı, dış kulak kanalını kapatarak veya kulak zarı ve orta kulağı etkileyen bir hastalıkla ilişkili olarak işitmede azalma oluşturabilir. İşitme değişikliği bazen geçicidir ancak uzun süren ya da tekrarlayan akıntıda işitme testi gerekebilir. Diş çıkarma doğrudan kulak akıntısına neden olmaz. Bebek diş çıkarırken huzursuz olabilir ve kulağını çekebilir ancak kulaktan sıvı gelmesi enfeksiyon, kulak kiri veya farklı bir kulak sorunuyla ilişkili olabilir. Özellikle ateş ve kötü kokulu akıntıda muayene planlanmalıdır.Kulaktan Sarı Sıvı Gelmesi Her Zaman İltihap mıdır?
Kulak Akıntısı Varken Duş Alınabilir mi?
Kulak Akıntısı İşitme Kaybına Neden Olur mu?
Bebeklerde Kulak Akıntısı Diş Çıkarmaya Bağlı Olabilir mi?